Yazarken sana silindim herşeyden
HİKAYE

Kendince Bir Şeyler Yazar!

Ben kim miyim? Size kısaca kendimi tanıtayım.

1960 kış ayında şubatın sonunda gariban anam ev bile diyemeyeceğimiz iki göz odalı barakada o sihirli arka bahçemize bakan kimisinin ev diyemeyeceği benim çocukluğumun sarayında dünyaya getirdi bu garibi babam da askerdeymiş o sıra bana öyle söylediler, ha şöyle de bir şey var tanımam da açıkçası kendisiyle tanışamadık belki hiç gelmedi geldiyse de benim hafızam biraz zayıflamış olabilir kusuruma bakmayın.

Yazmaya nasıl başladım isterseniz oradan başlayayım yaz aylarında hep beraber gülüp oynadığımız herkes ile bir gün oynayamadık sokaklarda hiç ses seda yok sonradan öğrendim ki okul denilen o binaya gidiyorlarmış.Herkes okula giderken baba yok tabi annem de konu komşunun işlerine koşar evimizde aş pişerdi, bizde kendi kendimize piştik aslına bakarsanız komşumuz iki kızı vardı.Gözde büyük olanıydı ben altı yedi yaşlarındayken o da dokuz yaşında idi.Yaşına göre olgundu belkide ben onu kendime biçtiğim için gözümde büyütüyordum belkide bilemiyorum çocuk aklı desem de yok değildi yeni filizlenmiş gül tomurcuğu gibiydi onu ne zaman baharın gelişine şakırdayan kuşlar gibi heyecan dolardı her bir hücreme lakin onu ne vakit görsem ya dilim tutulur ya da kaçar saklanır idim ondan ama kalbime zihnime kazınmıştı bir kere çıkmıyordu işte buna karşı koyamıyordum.

Benimle yaşıt bir kardeşi vardı Gözde’nin ismi Gizem tatlı cana yakın birisiydi kendisi benimle iyi anlaşıyordu tüm gün onların evindeydim tam da olmak istediğim yerde, ben onunla anlaşabiliyor muydum? Bilmiyorum onu görmüyordum bile. Gizem benimle yaşlarımız aynıydı fakat o okula ablasıyla okula gidiyor tüm gün yalnız kalıyor ya da anneme yardıma gidiyordum.Yalnız kalmak sıkıntı değildi veya okula gidememek aslında içime oturan Gözdeyi göremiyor olmaktı. Annem uğraşmıştı aslında beni okula gönderebilmek için ama kadıncağıza da kızamıyorum evin bütün yükü ondaydı.Birkaç kez konusunu açtım ama sonra onu üzdüğümün farkındaydım ve olanları kabullendim.

Yalnızlığı iliklerime kadar hissettiğim yıllar gibiydi ama sadece üç gündür yalnızdım.O günü hiç unutamıyorum Gözde kapı da belirdi yüzü öylesine güzel gülüyordu ki bir gün olsun aklımdan çıkmaz elmacık kemiğinden gamzesine kadar. Annem bahsetmiş okula gitmek istediğimi o da müdür muaviniyle konuşmuş yarın bende okula gidiyordum.Okula başladım her an beraberdik artık okul yoluna giden patikada, okulda, mahallede. Harfleri çözdüm rakamları çözdüm derken kalem kağıt elimde Gözde’ye bir şeyler yazarken buldum kendimi vermeye çekindim belki zamanı var diye düşündüm saçma geldi o zamanlar ya küçük görürse korkusuydu belkide gururdu ya da ümitsizliğimdi galiba zaten iki yıl sonra da taşındılar zaten mahalleden evlerine ise yaşlı bir çift gelmişti amca teyze ve hasta kızlarıyla kalıyorlardı ama ben hep o evin önünden geçerken o kapıya bakıp gelmelerini bekledim.Yazdıklarıma kelimeler ekledim ne kalemler defterler bitirdim ama bir daha onu göremedim.Yanlış zamanda yanlış mekan yanlış kişide olabilir belki siz siz olun karşınızda ki kim olursa olsun ona içinizden geçenleri aktarın orada başlasın veya bitsin yoksa sizlerde benim gibi çok kalem defter eskitirsiniz.

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir