HİKAYE

Yaşlı Dostum

Kelimeler yeter mi bilmem anlatmaya iyi dinle başlıyorum.

Taşınma

Ailecek taşınmak zorunda kaldığımız zamanlardan bilmem kaçıncı seferlerden biriydi.

Ama bu sefer ki farklı gelmişti zaten en baştan, annem ufak bir şirketin muhasebe işleri ile ilgilenir babam ise ufak bir anahtarcı dükkanı vardı kendi çapında hallice çilingir kasa masa açıp zengin falan olacağını sanıyordum bende ama öyle bir şey olmadı tabi ki.

Her gittiğimiz semtte, mahallede, muhitte ne derseniz işte siz en fazla 2 sene dura bilmiştik onun içinde pek sağlıklı arkadaşlıklarım olmamıştı.Ondan dolayı hep ezildim her kavgamda yenildim çocuk düştüm ezildim ve içine kapanık birisi oldum galiba.Galiba değil evet öyle birisi oldum artık hiç arkadaşım yoktu.

Van gölü yakınında bir villa tutmuşlardı dalga geçtiklerini sanmıştım.Apar topar sadece kıyafetlerimizi alıp çıkmıştık evden gerisini taşıma firması halledecekmiş bana bir şey sormazlardı ki zaten uygulandıktan sonra haberim olurdu her şeyden yaşımı mı merak ediyorsunuz 14 yaşındayım ismimi de mi merak ediyorsunuz adım Mert belki ama bilgili olduğumu düşünmüyorum ama çok araştırırdım hayvanları severdim ve evcilleştirmeye çalıştığım bir kargam vardı pek elbisem yoktu bir valize sığdırdım.

Bir sırt çantası ve Garga mı da aldım ne kuşumun ismi yaratıcı değil mi ? Siz olsanız kargaya ne isim verebilirdiniz ki cukcuk mu limon mu kömür mü ? Çok düşündüm ve onun adı bu o da sevdi bence.Neyse valizleri babam arabaya yerleştiriyordu fakat annem yoktu ortalarda babamda da anlam veremediğim bir telaşe vardı.

Babam arabaya valizleri yerleştirdi araç baya genişti nasıl aldı o kadar şeyi şaşırmıştım arka koltuğa oturdum başımı cama yasladım yukarıya dairemizin olduğu katı görmeye çalışıyordum.Kadının biri garip garip bakıyordu hiç sevmezdim.Sorun bende değil aparatman da kimse sevmezdi belki de sevinmem için bir sebepti onun suratını görmeyecek olmak bile.

Annem Nerede ?

Annem halen yoktu ama biz yola çıkmıştık bile babam yolda mola verdiğimizde benden uzaklaşıp telefonda bir eli başında telaşeli görüşmeler yapıyordu. Benim bilmemem gereken bir konuydu bana yansıtmak istemiyordu ama kelimelerle yansıtmasa da hareketleri garip şeyler olduğunu anlamam için yeterliydi.

Yol boyunca annemi sordum hiç bir şey söylemedi bana bende en sonunda hiç yapmadığım bir şey yaparak annem nerede diye bağırarak sordum gözleri dolu dolu bana bakarak bizi bekliyor, sanırım dedi ne demek bekliyor sanırım dedim telefonu istedim annem için iyice endişelenmeye başlamıştım yol boyu kafam camda dışarıyı bulanık gören yaşlı gözlerle annemin bizi karşılaması ümidiyle geçirdim.

Onu bir daha göremeyecek olma düşüncesi en kötüyü mü düşünürmüş insan sakin olmam lazımdı gözyaşım akmadan yutkunmalıydım. Sanki ciğerlerimde ki hava çekilmiş kalbimde demircinin örsünde kalbim dövülüyor gibi bir acı vardı ne silebilirdi böyle bir acıyı ne unuttururdu.

Hatırlamamak için kırsalları geçip köylere girince köydeki evleri sayıp başka şeyler düşünmeye çalışıyordum ama olmuyordu işte annemle olan anılarım hiç aklımdan çıkmıyordu ufacık zihne bu kadar bu düşünceler fazlaydı. Gözlerim o kadar ağrıyordu ki artık en sonunda bunları düşünürken yollarda yorgun düşmüş uyuya kalmıştım.

Kavuşma

Gözlerimi açtığımda hala bulanık görüyordum güneşin ışıkları gözlerimin içine sızıyordu.Sızıyordu diyorum gözlerimi açamıyordum gölge gibi bir şey yaklaştı oğlum Mert’im dedi.

Ne bu ses annemin sesiydi rüya olmalıydı bu öyle bir sarılmışım ki küçücük kollarımla anneme boynunu kızartmıştım birini boğmaya çalışsanız böyle sıkamazsınız bir yandan ağlıyor bir yandan gülüyordum göğsümde ki acıyı kırmaya çalışıyordu sanki kalbim öyle hızlı atıyordu ki sanki yıllar geçmiş gibiydi annemi görmeyeli.

Ama babamın telaşesi annemde de vardı ne oluyordu lan benim bilmediğim.

Otel

O gün otelde kaldık annemin yanından hiç ayrılmamıştım sabaha kadar uyumayacaktım güya.Sabah uyandığımda annem kahvaltılık bir şeyler alıp gelmiş masayı bile donatmıştı kendime kızıyordum yatakta sersem hani uyumayacaktın diye annem bana bakarak birilerinin karnı acıkmamış galiba diyerek gülümsedi.

Koşarak gittim sarıldım saçlarımı okşayıp alnımdan öptü o sıcaklığı hissettirecek bir şey yoktu bu hayatta.

Babam için endişelenmeli miydim kızgındım ona yol boyunca hiç bir şey söylememişti bana benden ne gizliyorlardı.Ellerimi yüzümü yıkayıp gelecektim ama korku vardı hala içimde yine kaybedersem diye aynadan oda da ki annemi kontrol ediyordum bir yandan da annem Garga’yla hasret gideriyorlardı bu beni gülümsetti.

Annem beni severdi ama Garga’dan hiç hoşlanmazdı garip bir çocuktum ama annem beni hiç sevmekten vazgeçmedi bir an bile.

Yeni Ev

Babam bir ya da iki saat zamanın kavramı yoktu bende artık yıllardır süren hasretimi gideriyorcasına annemle ilgileniyordum.Babamla anneme yardım ediyordum artık otelde geçen zamanın sonuna gelmiştik.

Yardım mı ediyordum köstek mi oluyordum bilmiyordum.Bir elimde çanta diğer elimde annemin eli vardı.

Valizler çantalar ne varsa tekrardan yükledik araca yola çıkmaya hazırdık.Arka koltuk boştu benim yerim hep orasıydı ama annemin yanında olmak için önde gitmek istedim ve kucağına oturdum ve yola çıktık 10 dakika geçti geçmedi ben uyumuşum.Gözlerimi açtığımda arka koltuktaydım.

Babamla annem bir şey tartışıyorlardı sanki benim uyandığımı görünce birden sessizlik çökmüştü.Bende sustum çok geçmeden göl kenarında bir eve geldik ne evi saraydı burası apartmanlardan başka bir yer görmemiş olan benim için.

Evdeki Davetsiz Misafir

Arabadan inmiştim taşımacılar evin öne indirmiş bütün eşyalarımızı kanepeye oturdum hemen yol çok yormuştu Garga’yı besliyordum bir yandan da evin içerisinde bir amca bize doğru bakıyordu hayal falan görüyordum galiba.

Tekrar baktığımda göremedim zaten sonra annemin çığlığını duydum evin göle bakan tarafında annem babama kızıyor bağırıyordu. Evin içinde gördüğüm amcaydı bu omzuna havlusunu atmış çırılçıplak elinde oksijen tüpü hortumlar falan göle doğru gidiyordu.

Kimdi bu buruşuk adam annemle babamın yanına yaklaştım ve olayları dinledim.Babam çevredeki bütün evlere bakmış ama aşırı pahalıymış bu amcada o diğer evlerin yarı fiyatına öldükten sonra devredecek şekilde bir anlaşma yapmışlar kalp yetmezliği varmış ve nefes darlığı yapıyormuş en fazla 12-15 ay yaşar demiş doktorlar o da en iyi ihtimalle babamda onaylamış anneme sormadan bu çılgın adam için hem üzüldüm hemde korktum ama artık beraber yaşamak zorundaydık sanırım.

Babam hem anneme laf anlatmaya çalışıyor hemde eşyaları buraya atıp giden firmayla görüşüyordu.Sanırım yoğun geçecek bir gün daha eşyaların önemli kısmını içeriye taşıdık kalanları ise üzerini örttüler yaşlı amca evin bodrumunda yaşıyordu çoğu eşyası dairede idi bize bırakmıştı ama o zaten kabullenmişti ölümü bekliyordu orada.

En Başa Döndük

Gün biterken terasa çıktım ve göle karşı gökyüzündeki kızıllığı seyrediyordum güneşin yavaş yavaş soluşunu burayı sevmeye başlamıştım Garga da öyle kafesinde zıplayıp duruyordu. Koca koca apartmanlar yoktu burada ucu bucağı gözükmeyen mavilik arka tarafımızda yeşillik yeşilin maviyle buluştuğu yerde her şey çok güzeldi. Beton yığınları içinde dostum arkadaşım yoktu burada da yoktu. Sanırım ölene kadar da böyle gidecekti.Bunları düşünürken göz kapaklarımı durduramıyordum sanırım uyuyacağım.

Sabah olduğunda bizim Garga’nın sesinden de berbat bir ses bir şeyler beni uyandıracak kadar uğultulu bir ses bizim buruşuk bey amca sabah duşunu almak için göle gidiyordu.Bende arkasından ona doğru bakıyordum bu lanet sese kilitlenmiştim birden bana doğru dik dik baktı bende şaşkın şaşkın ona bakıyordum korkudan içeri kaçtım.

Merak

Babam buruşuk amcaya seslendi Kemal bey evde birileri varken çıplak dolaşmazsanız sevinirim dedi.Amca gülerek sanırım seni sevindiremeyeceğim evlat dedi.Babam da ölsen bir an önce de rahatlasak dedi.Kemal amca durdu ve açık sözlülüğünü tebrik ederim evlat dedi ve her sabah yaptığı gibi göle doğru gitti.

Bu adam kimdi acaba onu tanımalıydım ama ona soramazdım çok korkuyordum sadece ismini öğrenmiştim.Bodrum katında ne yapıyordu bu adam. Bir kaç gün inmeye yeltendim ama korkudan beceremedim.En sonunda ne olabilir ki dedim kendi kendime yakında ölecek biri ne yapabilirdi. İndim aşağıya birde ne göreyim madalyalar askeri kıyafetler bu adamı tanıma isteğim gittikçe artıyordu.

Devamı Gelecek…

˙˙˙uoos ƃuᴉɯooϽ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir